Umutsuzluğu ihraç etmiş nice ülkenin, yorgun sokaklarında bıraktım seni; kendi içine kapanmış, yankısı bile unutulmuş bir hikâyenin hüzün dolu tetiğini çoktan çektim. Şimdi sen, karanlığın en dibinde çırpınırken, ben bile sana acımıyorum; çünkü benden de betersin artık. Yüreğinin küllerinde bile bir kıvılcım kalmamış, gözlerinde direnişin izi silinmiş. Bir zamanlar umutla baktığın ufuklar şimdi sana bile sırtını dönmüş. Anladım ki sen, sadece kendini değil; seni seveni de öldürdün. İşte bu yüzden, benden beter bir hiçliksin; ne geçmişe ait, ne geleceğe…
sadece kendi yokluğunun sessizliğine zincirlenmiş bir mahkûmsun.

Yorum Gönder